Açık Lise Biyoloji 1 Terimler Sözlüğü

yorumsuz
209

Açık Lise Biyoloji 1 Terimler Sözlüğü

A

Adaptasyon :

Bir türün birkaç nesil boyunca geçirdiği fizyolojik, biyokimyasal ya da anatomik değişiklikler sonucu belli bir çevreye uyum sağlama becerisidir. Bu beceri onun hayatta kalmasını ve üremesini kolaylaştırır.

Adenozin trifosfat (ATP):

Hücrenin temel enerji molekülüdür. Adenin bazı, riboz şekeri ve üç tane fosfat molekülünden oluşur.


Açık Lise Biyoloji 1 Terimler Sözlüğü için tıklayın!

Açık Lise Biyoloji 1 Konu Özetleri

Açık Lise Biyoloji 1 Dersi Konu Başlıkları


Aktif taşıma :

Bir maddenin hücre zarından hücre içine veya dışına enerji harcanarak taşınması.

Aktivasyon enerjisi :

Kimyasal reaksiyonların başlaması için gerekli olan enerji.




Alg :

Gerçek anlamda kök, gövde ve yaprağı bulunmayan, fotosentez yapabilen, klorofil içeren, büyüklükleri 1 mikrometreden 100 metreye kadar değişebilen basit yapılı canlılar.

Alyuvar :

Sitoplazmasındaki hemoglobin aracılığı ile akciğerlerle dokular arasında oksijen taşımakla görevli, disk şeklinde, memelilerde çekirdeğinin bulunmaması nedeniyle iki yüzü çukur olan kan hücresi.

Alzheimer :

Ön beynin bazı kısımlarındaki nöronların zayıflaması ile ortaya çıkan, yaşlı insanlarda sık görülen, hafıza kaybı ile tanınan sinirsel bir hastalık.

Ampirik :

Kuramsal bir temele dayanmayan, deney ve tecrübe ile anlaşılmış olan bilgi, bağıntı vb.

Anabolizma :

Hücrenin yapıtaşlarını, makromolekülleri ve polimerleri sentezlemesi. Biyosentez tepkimelerinin tümü.

Anatomi :

Hücre, doku ve organların yapı, kimyasal bileşim ve işlevsel özelliklerinin mikroskobik yöntemlerle incelenmesini konu alan bilim dalı.

Antibiyotik :

Seçici toksik özelliğe sahip olan, hastalık yapan mikroorganizmaları öldüren veya büyümesini durduran antimikrobiyal madde.

Antikor :




Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

Apoenzim :

Bileşik enzimlerin protein kısmı.

Aşı :

Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu.

B

Bilim :

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Biyolog :

Biyoloji ile uğraşan kimse, biyoloji uzmanı.

Biyoloji :

Canlıların yapı ve işlevlerini, canlı ve cansız çevreyle ilişkilerini, dağılımlarını ve çeşitliliklerini inceleyen, temel olarak da canlılık olgusunu açıklamaya çalışan bilim dalı.

Biyolojik çeşitlilik :




Belirli bir alan, çevre veya tüm dünya üzerindeki canlıların genetik, taksonomik ve ekosistem çeşitliliği.

Biyoplastik :

Bitkisel yağlar, bitki nişastaları veya mikroorganizmalar gibi yenilenebilir biyolojik kaynaklardan elde edilen plastikler.

Biyoremediasyon :

Kirletici bir maddeyi ortamdan uzaklaştırmak için canlı organizmanın kullanılması işlemi. Denizlerdeki petrol kirliliğinin temizlenmesinde petrolü ayrıştıran bakterilerin kullanılması.

Biyoteknoloji :

Canlı hücreleri ve mikroorganizmaları kullanarak biyolojik tekniklerle endüstri ve tıp alanında kullanmak üzere materyal üretimi. Antibiyotik, şarap ve peynir üretiminin bakteri ve mantarlar aracılığı ile yapılması.

Biyoyakıt :

Biyolojik olarak parçalanabilir özellikteki atık organik maddeler gibi kaynaklardan elde edilen katı, sıvı ya da gaz haldeki yakıt türü.

Boşaltım :

Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, vb. salgıların vücuttan dışarı atılması.

Ç

Çıkarım :

Belli önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarından, yanlışlıklarından, başka önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarını, yanlışlıklarını çıkarma.

Çözücü :

Katı, sıvı veya gaz haldeki bir maddeyi kendi kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen diğer bir katı, sıvı ya da gaz madde.

D

Dehidrasyon tepkimesi:

Küçük moleküllerin birleşerek büyük molekülleri oluştururken su açığa çıkardığı tepkimeler.

Denatürasyon :

Eter, kloroform gibi çözücüler ile sıcaklık, pH, tuz derişimi gibi koşulların proteinin yapısını bozarak biyolojik etkinliğini kaybetmesine neden olması durumu.

Deoksiriboz :

DNA’da bulunan 5C’lu şeker.

Deplazmoliz :

Su kaybına uğramış hücrenin tekrar su alarak eski durumuna dönmesi.

Difüzyon :

Moleküllerin ya da iyonların yüksek konsantrasyonlu bir alandan düşük konsantrasyonlu alana geçişleri.




Disakkarit :

İki monosakkarit biriminin birleşmesi ile oluşmuş bir karbonhidrat çeşidi.

Diyabet :

Kanda şeker düzeyinin normal değerlerin üzerine çıkması sonucu çok su içme, çok yemek yeme, çok idrar yapma ve idrarda şeker bulunması ile beliren hastalık.

Diyaliz :

Seçilmiş moleküllerin seçici geçirgen zardan difüzyonu işlemi.

Doku :

Aynı görevi yapmak üzere bir araya gelerek organları meydana getiren benzer ya da tek tip hücrelerin oluşturdukları yapı.

E

Ekoloji :

Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı.

Ekosistem :

Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem.

Ekzositoz :

Ökaryot hücrelerde salgı vb. moleküllerin hücreden çıkarılması.

Elektron mikroskobu :

Canlı yapıların, özellikle hücrelerin incelenmesinde kullanılan, ısıtılan bir metal parçasından çıkan ve vakum içinde yönlendirilen elektronların bir elektromanyetik alandan geçerek incelenen yapının çok fazla büyütülmüş olarak görülmesini sağlayan araç.

Element :

Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Embriyo :

Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ile korunan ya da vücudun içinde bulunan ve gelişmenin erken evrelerinde olan genç organizma.

Endositoz :

Ökaryot hücrelerde gerçekleşen, hücre zarının içeri çökmesi ile bir kesecik oluşturularak hücre dışındaki maddenin hücre içine alınması.

Enfeksiyon :




1. Bakteri, virüs, mantar ya da protozoonların bir organizmaya girmesi.
2. Enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre ya da canlıda meydana getirdiği durum.

Esterleşme :

Nötral yağların sentezi sırasında yağ asitlerinin her birinin ester bağıyla gliserole bağlanması.

F

Fagositoz :

Büyük parçacıkların yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması.

Fermantasyon :

Bakteri ve mayalarda görülen anaerobik şartlar (oksijensiz ortam) altında şeker moleküllerinin parçalanarak enerji açığa çıkması reaksiyonu. Mayalanma.

Fotosentez :

Yeşil bitkilerde olduğu gibi klorofil içeren hücrelerde karbon dioksit ve su gibi hidrojen kaynağından karbonhidratların sentezi.

G

Gen :




Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi.

Glikojen :

Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri. Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolananır.

Glikoz :

Canlılarda bulunan altı karbonlu bir şeker; monosakkarit.

Granum :

Kloroplasttaki tilâkoit zarların üst üste dizilerek oluşturduğu yığın.

H

Hemoglobin :

Omurgalı hayvanların alyuvarlarında bulunan, bileşiminde demir olan, oksijen ve karbondioksit taşıyan kırmızı solunum pigmenti.

Hemoliz :

Alyuvarların, içerisindeki hemoglobinin dışarı çıkacak tarzda parçalanması.

Hemodiyaliz :

Böbrek hastalarında, böbrekler tarafından süzülemeyen kanın diyaliz makinesi ile süzülerek, içeriğinin düzenlenmesi ve hastaya geri verilmesi işlemi.

Heterotrof :

Kendi besinini üretemediği için, gerekli organik maddeleri dışarıdan almak zorunda olan organizma.

Hidroliz :

Su ile parçalanma; bir molekülün kovalent bağlarının su ile parçalanarak ayrılan kısımların birine H+ ve diğerine OH- grubunun eklenmesi.

Hipotez :

Doğruluğu istatistiksel sınama, kanıtlanma, gözlemlerle vb. ile ortaya çıkarılan sav.

Holoenzim :

Bileşik enzim.

Homeostazi :

Çevre şartlarının değişkenliğine rağmen canlının iç dengesinin sürekli olarak sabit tutulması.

Hormon :

Canlılarda sentezlendikten sonra etki göstereceği yerlere taşınabilen ve çok düşük miktarlarda büyümeyi, farklılaşmayı ve çeşitli fizyolojik olayları olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilen organik bileşik.

İ

İnorganik :

Canlılardan elde edilmeyen, yapısında karbon içermeyen, karbondioksit, su, tuz gibi mineral maddeler.

İzotonik Ortam :

Yoğunluğu hücrenin sitoplazma yoğunluğuna eşit olan çözelti. İzotonik çözelti içinde hücreler normal durumlarını korur.

K

Kalıtım :

Biyolojik özelliklerin, genlerin, bir dölden diğerine aktarılması.

Karbonhidrat :

Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.

Katabolizma :

Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması.

Katalizör :

Kimyasal tepkimeyi hızlandıran fakat kendisi değişmeden kalan madde.

Koenzim :

Bileşik enzimlerin vitamin gibi organik bir moleküllerden oluşan yardımcı kısmı.

Kofaktör :

Bileşik enzimlerin mineral gibi inorganik bir moleküllerden oluşan yardımcı kısmı.

Kohezyon :

Aynı cins moleküllerin arasındaki çekim kuvveti.

Kolestrol :




Hayvansal yağ ve dokularda, yumurta sarısında bol miktarda bulunan, vücuda hayvansal besinlerle giren, karaciğer ve böbrek üstü bezinde de sentezlenen, yağ asitlerinin emilimini kolaylaştıran, deri yüzeyinde D vitamini, karaciğerde safra, böbrek üstü bezi ve eşey bezlerinde çeşitli steroit hormonların sentezinde öncül maddeyi oluşturan steroit yapıdaki lipit.

Krista :

Mitokondri iç zarının sitoplazmaya doğru yaptığı kıvrımlar. Krista, iç zarın yüzey alanını genişletir.

Kromozom :

Ökaryotlarda DNA’nın proteinlere sarılmasıyla yoğunlaşarak paketlenen, mikroskobik olarak gözlenebilen, sayısı canlı türüne bağlı olarak değişen, genetik bilgiyi taşıyan yapı.

L

Laktoz :

Sütte bulunan disakkarit çeşidi.

Lipit :

Enerji depolama, hücre zarının yapısına katılma, sinyal molekülü olma gibi temel biyolojik işlevlere sahip olan geniş molekül grubu.

M

Maltoz :

Nişastanın hidrolizi sonucu oluşan, iki glikozdan oluşmuş bir disakkarit.

Matriks :

Mitokondrinin içini dolduran sıvı.

Metabolizma :

Canlı organizmada ya da canlı hücrede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü; anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı.

Mikroorganizma :

Tek veya çok hücreli olabilen, çıplak gözle görülemeyen, bakteri, mantar, arke, protist veya virüs gibi mikroskobik organizmalar.

Mikroskop :

Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.

Mineral :

Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde.

Monosakkarit :

Genel formülü (CH2O)n olan en basit karbohidrat.

N

Nişasta :

Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit.

Nükleik asit :

Tüm hücrelerde genetik bilginin kodlanması, gelecek nesillere iletilmesi ve ifade edilmesinde rol alan, nükleotitlerin polimerleşmesi ile oluşan RNA veya DNA molekülleri.

Nükleotit :

Nükleik asitlerin yapı birimi. Bir tane azotlu organik baz, bir tane beş karbonlu şeker ve bir tane fosfattan oluşur.

O

Obezite :




Bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu vücut kitle indeksinin normal düzeyin üstüne çıkması durumu.

Organel :

Ökaryot hücrelerde özgül bir işlevi yerine getirmek için özelleşmiş, genellikle kendi zarı ile çevrili, çekirdek, kloroplast, koful, mitokondri gibi yapıların her biri.

Organik :

Canlılarla veya canlıların ürettiği maddelerle ilgili olan.

Osmoz :

Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması. Suyun difüzyonu.

Ototrof :

İnorganik bileşikleri kullanarak kendi besinini kendi üretebilen canlı. Özbeslenen.

Osmotik basınç :

Osmoz sırasında meydana gelen basınç.

Ö

Ökaryot :

Genetik materyali zarla çevrilerek çekirdek adı verilen yapıya sahip olan hücrelerden oluşan organizma.

Özgül ısı :

Bir gram maddenin sıcaklığını 1 °C arttırabilmek için gereken ısı miktarı.

P

Paradigma :




Değerler dizisi.

Pasif taşıma :

Atom ve moleküllerin ya da biyokimyasalların hücre zarının dışından herhangi bir enerji gereksinimi olmadan, temelde hücre içindeki ve dışındaki derişim ve elektriksel potansiyel farkına bağlı olarak geçmeleri.

Pinositoz :

Endositozla sıvı partiküllerin hücre içine alınması olayı.

Pirimidin :

Çift halkalı azotlu organik bazlar. Timin, Sitozin ve Urasil pirimidin bazlara örnektir.

Plazmoliz :

Hücrenin su kaybı nedeniyle büzüşmesi.

Polipeptit :

Çok sayıda sayıda amino asidin peptit bağlarıyla bağlanarak oluşturduğu polimer.

Polisakkarit :

Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, selüloz ve kitin gibi çeşitleri olan karbohidrat sınıfı.

Prokaryot :

Zarla çevrili hücre çekirdeği ve herhangi bir özelleşmiş organel içermeyen hücre.

Pürin :

Tek halkalı azotlu organik bazlar. Adenin ve Guanin pürin bazlara örnektir.

S

Selüloz :

Bitki hücre duvarının esas yapısını oluşturan ve glikozdan yapılmış bir polisakkarit.

Skorbüt :

C vitamini eksikliği sonucu oluşan, diş eti kanamaları ve diş eti çekilmesi ile başlayıp diş kayıpları ile sonuçlanan hastalık.

Steroit :

En önemli işlevi hormon üretmek olan lipitlerin genel adı.

Stroma :

Kloroplastın içini dolduran sıvı.

Substrat :

Enzimin etki ettiği madde.

T

Teori :

Bir olay, bir yapı ya da düzenin nedenlerini açıklamak isteyen genel düşünce, görüş; kuram.

Tilakoit :

Kloroplastın iç kısmında bulunan, klorofil taşıyan, yassılaşmış kese şeklindeki zar sistemi.

Tohum :

Bitkilerde döllenmeden sonra tohum taslaklarının gelişmesiyle meydana gelen yapı.

Turgor :

Hücre duvarına sahip bitki, bakteri, mantar ve bazı protistlerde hücre içinde bulunan çözeltilerin yol açtığı basınç ve bu basınç nedeniyle zarın hücre duvarına doğru gerilip şişmesi, hücrenin normal şişkin durumu.

V

Vitamin :

Çoğunlukla bitkiler ve mikroorganizmalar tarafından üretilen, organizmaların sağlıklarını korumak, büyüme ve metabolizmalarını düzenlemek üzere hayvansal ve bitkisel besinlerle alınan, eksikliğinde metabolizmada çeşitli olumsuzluklara yol açan, suda ve yağda çözünebilen, çoğunlukla ışık ve sıcaklığın etkisiyle bozunabilen organik bileşikler.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Açık Lise Yazı ve Haberler

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.

Doğru soru sormak, doğru cevaplara ulaşmanın ilk koşuludur. Yorum yazın, soru sorun, cevaplayalım.


Etiketler:
Eklenme Tarihi: 21 Mart 2015

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın