Antik Çağın Sistemci Filozofları: Platon

Antik Çağın Sistemci Filozofları: Platon ve Platon’un Varlık, Bilgi, Değer Anlayışı

Felsefe tarihinin önde gelen filozoflarından Platon ve Aristoteles’i çağın diğer filozoflarından ayıran temel fark, felsefenin bütün alanlarına yönelik görüşleri belli bir sistemde sunmaları ve yazılı eserler bırakmalarıdır. Platon ve Aristoteles, felsefenin ana problemlerini tespit etmiş ve onlara yönelik tutarlı görüşler ileri sürmüştür. Platon, görüşleriyle idealizmin; Aristoteles de realizmin öncüsü olmuştur. Bertrant Russell “Bütün bir Batı Felsefesi Platon’a düşülmüş dip notlardan ibarettir.” diyerek ilk defa Platon tarafından felsefenin ana sorunlarının ifade edilip çözüm önerildiğini ifade etmiştir.

Platon

Platon, yalnız MÖ 6-MS 2. yüzyıl boyunca değil tüm zamanların en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. Kimilerine göre felsefenin bütün tartışma başlıklarını açmış, kimilerine göre ise kendinden önceki düşünürlerin (özellikle Herakleitos, Parmenides, Protagoras ve Sokrates) fikirlerini sentezlemiştir.



Platon’un felsefe tarihinin ilk sistemli filozofu olması; siyasetten sanata, dinden eğitime bütün alanlarda kendi felsefesi içinde tutarlı ve bütünlükçü görüşler ortaya koymasındandır.
Platon felsefesi üzerine çalışma yapan birçok araştırmacı, Platon’u
felsefeye yönlendiren adımın siyaset olduğunu düşünmektedir. Hocası Sokrates’e yaşadığı toplumun idam hükmünü vermesi onu bu arayışa itmiştir.
Herkes için geçerli doğrulukla ilgili değişmez bir gerçeklik arayışına
giren Platon, bütün felsefesinin temelini oluşturacak fikri ortaya atacaktır. Bu değişmez gerçeklik alanı, idealar dünyasıdır. Platon’un gerçekliğe yönelik düşünceleri “idealar kuramı” olarak ifade edilmiştir.

Platon’un Varlık Anlayışı

Platon önceki filozofların “varlık değişir mi?” ve “varlık gerçekte nedir?” soruları çerçevesinde yaptıkları tartışmalardan hareketle kendi varlık anlayışını oluşturmuştur. Bir yadan “Varlık vardır ve varlıkta hiçbir değişme yoktur.” diyen Parmenides’e katılır, “Herşey akar, her şey değişir” diyen Herakleitos’a karşı çıkarken, öte yandan tüm görünenlerin arkasındaki gerçek varlığın akılsal-düşünsel (Logos=Akıl, yasa, düzen) özde olduğu noktasında ise Heraklietos gibi düşünür.
Platon’a göre gerçek varlık, değişmeden kalabilen olmalıdır; aksi hâlde bilgisine ulaşılamaz. Platon’un varlık anlayışının temelinde akılla kavranabilen, değişmeyen, kendi kendinin nedeni olan gerçek varlıklar, idealar vardır. İdealar duyusal alanın dışındadır. Duyusal olana bağlı olan varlıklar ise idealardan pay alarak var olan (kopyalar-görüngüler) fenomenlerdir. Bu varlıklar, ideaların yani gerçeğin birer kopyasıdır.

Platon’un Bilgi Anlayışı





Platon, bilgi anlayışını oluştururken varlık anlayışından yola çıkmıştır. Gerçek varlığın yani ideanın bilgisiyle sadece bir yansıma olan fenomenlerin bilgisini ayırmıştır. İdeaların bilgisi, idealar dünyasından akıl yoluyla edinilir. Akıl bu bilgiye ulaşmak için idealara, ideaların bilgisinin olduğu kendi içine dönmelidir. Bu kendine dönüş bir tür anımsamadır. Platon’a göre ideaların bilgisi doğuştan zihinde hazır bulunur. Platon, bu bilgilere episteme demektedir. Platon, bu fikre ruhun ölümsüzlüğü fikriyle ulaşır. Ruh, doğum ve ölümle idealar ve fenomenler dünyasına gidip gelmektedir. Bu gidiş ve gelişlerde idealar dünyasında görülenler fenomenlerin
ışıltısında unutulmaktadır. Platon’un bilgi anlayışında fenomenlere yönelik bilgiler, gerçek bilgi olarak kabul edilmez. Fenomenler, insanda sadece sanı ve tahminler oluşturur.

Platon’un Değer Anlayışı

Felsefede değer kavramı; etik, siyaset ve sanat gibi alanların dahil olduğu bir adlandırmadır. Platon’un etik, siyaset ve sanat anlayışları; bilgi anlayışında olduğu gibi varlık anlayışıyla şekillenir.
Platon’un gerçek varlıklar olarak nitelendirdiği ideaların en üstünde “iyi ideası” bulunur. Platon ahlak anlayışını bu doğrultuda oluşturur. Platon’a göre ahlakın kaynağı mutluluktur ve mutluluğa iyi ideasına ulaşmaya çalışmakla varılır. İyi ideasına yönelmek için iyi ideasının bilgisine ulaşmak; bilgisine ulaşmak içinse erdemli, adil ve doğru olmak gereklidir.
Platon’un siyaset felsefesi, idealar dünyasındaki hiyerarşinin bir uzantısı ve sonucu olan “doğal bir varlık olarak devlet” düşüncesine dayanır. Platon’a göre devlet; insanların “iyi”, “güzel” ve “doğru” bir hayat yaşamaları için gerekli bir kurumdur. Platon, devletin böylesi bir amacı gerçekleştirebilmesinin koşulu olarak yöneticilerin filozof olması gerektiğini söyler. Ona göre, ancak ve ancak filozofların ruhsal yapısı, iyi ideasının bilgisine ulaşmaya uygundur. Devlet içindeki diğer sosyal sınıflarda ancak kendilerine uygun olan erdemlere (yönetici sınıfın erdemi olan bilgelik; askerlerin erdemi cesaret; işçilerin erdemi ölçülülük) bağlı kaldıklarında toplumda düzen ve mutluluk sağlanabilir.
Platon, sanat anlayışını da varlık anlayışına göre kurar. Ona göre sanat, gerçeğin soluk bir kopyası olan fenomenlerin birer kopyasını yapmaya koyulursa değersiz bir ürün ortaya çıkarır. Bu hâliyle sanat, sadece yansımanın yansımasıdır. Platon’a göre sanatçı, eserlerinde fenomenleri değil ideaları yansıtabildiğinde (Yansıtma Kuramı) mükemmelliğe ulaşır.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

8-9 Aralık 2018 sınav soruları ile ilgili duygu, düşünce, yorum ve katkılarınızı aşağıya yorum olarak yazıp paylaşabilirsiniz.

Açık Lise Yazı ve Haberler

Admin'in Notu: Arkadaşlar. çözdüğünüz testlerle ilgili yorum yazarak bize çalışmamızda yol gösterin. Hangi dersten test eklenmesini istediğinizi, hangi testleri çözdüğünüzü kendi adınız veya nickname'inizle yorum yazarak belirtirseniz sevinirim.

Doğru soru sormak, doğru cevaplara ulaşmanın ilk koşuludur. Yorum yazın, soru sorun, cevaplayalım.


Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 22 Kasım 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın