Açıklık - Pratiklik - Uzmanlık

KR Kariyer Rehberlik'ten Duyuru:

Değerli ziyaretçi, üye kayıtlarımız devam etmektedir, ileride de hiçbir kısıtlama ile karşılaşmadan sitemizden yararlanabilmeniz için, krrehberlikhotmail.com adresine "üyelik konulu" boş bir mesaj atmanız yeterlidir

.

 Millî Eğitim Bakanlığı

 Eğitim Teknolojileri Gn. Md.

 Açık İlköğretim Okulu

 Mesleki Açık Öğretim Lisesi

 E-DEVLET

 T.C. Kimlik No Kontrol

 100 Temel Eser

 100 Türk Edebiyatcısı

Açık Lise Öğrenci Girişi

Mezun Olma ve Ders Seçimi

Kitaplar ve Ders Notları

Açık Lise Sınav Sonuçları

Açık Lise Sınav Soruları

Açık Lise Kayıt Tarihleri

Açık Lise Kayıtları

 

 

SPONSORLARIMIZ

IP numaranızı öğrenmek 
için tıklayınız.

DUYURULAR

Ankaralı Açık
Lise Öğrencileri,

Artık genel liselerin müfredatına, dönemlerine ve sınav takvimine göre (yıllık dersler ve yılda bir kaç yazılı sınava dayalı) eğitim yapan dershanelere mecbur değilsiniz. Açık lisenin her yıl üç dönemden ve her dönemde farklı dersler almanıza ve bu yolla 2.5 yılda mezun olmanıza imkan veren açık lise programına uygun bir program sunan bir dershane var: Arma Açık Lise Dersanesi

 

 

 

Ankara Açık Lise Dersanesi,

Ankaralı açık lise öğrencileri için, açık lise dersleri dershanesi açıldı. Tek işi Açık Lise olan dersane, KR Açık lise dersanesi kayıtlarına devam ediyor. Ankara aöl dersanesi KR Açık Lise Dershanesi 15 Eylül 2011 tarihinde derslerine Matematik ve Geometri ile başlıyacak. Açık liseye özel dersane için geç kalmayın, kontenjanımız sınırlıdır. Arma Akademi

Ziya Gökalp Caddesi. Karanfil Sok. No: 1 Kat: 8 Kızılay / Ankara Telefon numarası: 433 55 30 İletişim bilgileri ve harita için tıklayınız.

 

Mesleki Açıköğretim Lisesi Derslerine özel program sunan Ankara'lı mesleki açık lise dersleri dershanesi kayıtlarına devam ediyor. İlk olarak 2009 yılında Mezun Dershanesi'nde Açık Liseye Özel Dershane programını başlatan ekip koordinatörü Onur Hoca'nın web üzerinden destek verdiği KR Açık Lise Dershanesi kayıtlarına 30 Ekim 2011'e kadar kampanyalı olarak ayda 40 TL'den başlayan taksitlerle devam ediyor.

 

Ankara Açık Lise Dersanesi

Açık Liseye Özel Dershane yine ve yeniden Ankaralı AÖL öğrencilerinin hizmetinde. KPSS + AÖL, YGS - LYS + AÖL, SBS + AÖL değil. Açık Lise yan işimiz değil, TEK İŞİMİZ. Açık Liseye Özel Dershane programları için tıklayınız.

 

 

2010 ÖSYS'de 33 bin kişilik kontenjan açığı!

FIRSAT – SORUN İKİLEMİNDE ÜNİVERSİTE KONTENJANLARI
                                                                                                                                                             
YÖK Genel Kurulu bir hafta arayla üniversite kontenjanları, bazı dekan atamaları ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in savunmasının alınması gündemiyle ikinci kez toplandı. ÖSYM Başkanı Ali Demir’in savunması seçimden sonraki toplantıya bırakıldı. Dekan atamaları yapıldı. Üniversitelerin kontenjanları artırıldı.
2010 KPSS ile başlayan kopya iddiaları ardından 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavının iptal edilmesi ve tekrarlanması olaylarının gölgesinde yapılan 2011 YGS’de de şifre iddialarıyla ÖSYM’nin ve çiçeği burnunda başkan Ali Demir’in itibarının iyiden iyiye sarsıldığını son birkaç aylık süreçte izledik. Bütün önlemlere rağmen kopya ve şifre iddialarının önünün alınamadığını gördük. Bugün yaklaşan seçimlerinde etkisiyle esas hedefin ÖSYM değil, ÖSYM üzerinden hükümet olduğunu savunan ve şifre iddialarının bir komplo olduğunu gösteren değerlendirmelerin de var olduğunu, hatta bizzat savcılığın harekete geçtiğini görüyoruz.
 Kişiye özel kitapçık uygulamasının başlamasıyla bitmesi neredeyse aynı aylarda oldu. Kişiye özel kitapçık uygulamasının şifre iddialarının ardından yeterince anlatılamadığını ve kopyayı önlemede çok etkili bir yöntem olabileceğini, seçimlerden sonra ortalık durulunca tekrar dönülmesi gerektiğini burada kaydedelim.
Bu olaylar sınav sistemimizin ve sınavları uygulayan kurumların yapı, işleyiş ve kadrolarının gözden geçirilmesi gereğini ortaya koyuyor. Zaten YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan da sistemin bir kez daha değişebileceğinin işaretlerini vermeye başladı.
Ancak sorun sınavın niteliğiyle (klasik ve açık uçlu sorulardan oluşan bir sınav mı, yoksa bugün olduğu gibi çoktan seçmeli test sınavları şeklinde mi devam etmeli?) veya sınavı kimin yapacağı (ÖSYM mi, yoksa MEB mi?) ile sınırlı değil, tartışılması gereken daha ciddi sorunlar var. Elbette bu sorunların tamamını tespit etmek ve çözüm önermek bu yazının sınırlarını aşar. Burada önemli gördüğümüz bir sorunu ifade ve tespit etmeye çalışacağız.
Bize göre, yükseköğretim ve yükseköğretime geçişle ilgili en önemli sorunlardan birisi de kontenjanların miktarı ve dağılımı sorunudur. Kontenjanların her yıl biraz daha artırıldığı, bir biri peşi sıra yeni üniversitelerin açıldığı bu dönemde kontenjanların dağılımı ve boş kontenjanlar sorunu bir fırsata dönüşebilir. Biz de bu vesile ile yıllardır dikkatimizi çeken birkaç konuyu ve soruyu gündeme getireceğiz.
Burada hemen her yıl giderek artan ve bu yıl 33 bin 103 gibi bir sayıyı bulan boş kontenjanları tartışacağız. Öncelikle 2010 ÖSYS yerleştirme sonuçlarına göre durumu görelim:
2010 ÖSYS Yerleştirmelerine Göre
Toplam Kontenjan
Kontenjan Fazlalığı
Yüzdesi %
301.890
11.551
3,7
44.179
9.075
20,5
15.356
11.563
75,3
2.029
914
45
363.454
33.103
9,1
Aslında oransal olarak bakıldığında boş kontenjan oranının % 10’u bile bulmadığı (% 9,1), dolayısıyla ortada ciddi bir sorunun bulunmadığı öne sürülebilir. Ancak bu sayıları sınava başvuran, yani üniversite adayı olan ortalama 1 milyon 500 binden fazla kişi ile karşılaştırdığımızda ortada bir sorun olduğu görülecektir. Yani sınava başvuran, üniversite adayı olan 1 buçuk milyon öğrenci varken 363.454 kişilik kontenjanın 33 bin 103’ü niçin boş kalır sorusuna bir cevap verilmesi gerekiyor.
Öncelikle ÖSYS’ye başvuran aday sayılarını görelim. Son iki yıl için rakamlar şöyledir:
 
2011 YGS-LYS SAYISAL BİLGİLER
2011-YGS’ye toplam 1.692.144 aday başvuruda bulunmuştur. 2010-YGS’ye başvuran aday sayısı ise 1.512.519’dur. 2011 ve 2010 YGS’de 140 ve üzeri puan alan adaylar ile 180 ve üzeri puan alan aday sayılarının karşılaştırması ise şöyledir:
 
2011-YGS 
2010-YGS 
140 ve üzeri puan alan adaylar
 1.520.774
 1.403.089
180 ve üzeri puan alan adaylar
 1.313.274
 1.233.580
2011-LYS’lere toplam 895.089 aday başvuruda bulunmuştur. 2010-LYS’lere başvuran aday sayısı ise 876.190’dır.
2011 ve 2010  LYS’lere başvuran adayların 5 farklı sınavdan oluşan LYS’lere göre dağılımları şöyledir:
 
 2011-LYS
2010-LYS 
LYS-1:  Lisans Yerleştirme Sınavı-1 (Matematik)
 623.308
 601.984
LYS-2: Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (Fen Bilimleri)
 292.836
 277.465
LYS-3: Lisans Yerleştirme Sınavı-3 (Edebiyat-Coğrafya)
 678.707
 637.496
LYS-4: Lisans Yerleştirme Sınavı-4 (Sosyal Bilimler)       
 376.560
 350.560
LYS-5: Lisans Yerleştirme Sınavı-5 (Yabancı Dil)
 41.516
 32.064
Yukarıdaki sayılar alanlara göre kontenjan toplamlarıyla birlikte incelendiğinde daha bir anlam kazanacaktır:
Puan Türlerine Göre Kontenjanların Dağılımı
Puan Türü
Kontenjan
Dolan
Boş Kalan
Boş Kont. %'si
MF
149.296
130.411
18.885
12,65
DİL
17.740
14.350
3.390
19,11
TM
108.424
102.643
5.781
5,33
TS
45.071
42.189
2.882
6,39
YGS
42.923
40.758
2.165
5,04
Toplam
363.454
330.351
33.103
9,11
Kontenjanlar yukarıdaki gibi, ancak akıllara şu gelebilir: “Peki adaylar sınavda başarılı olamamışsa, o zaman YÖK veya ÖSYM’nin yapabileceği bir şey yok demektir?” Bu tür bir itirazın mümkün olmadığını 2010 yılında 180 ve üstü puan alan aday sayılarına bakarak görelim:
2010 LYS’de 180+ puan alan öğrenci sayıları
MF-1
MF-2
MF-3
MF-4
421.048
372.732
374.047
411.024
TM-1
TM-2
TM-3
 
682.848
700.569
713.163
 
TS-1
TS-2
 
 
531.731
571.036
 
 
DİL-1
DİL-2
DİL-3
 
26.953
28.391
29.070
 

Yine akla gelebilecek bir itiraz: Peki bu adayların kaçı birden fazla alanda 180+ puan almıştır?

Yandaki diyagramda görülebileceği gibi, toplamda 180 üstü puan alan aday sayısı toplam kontenjandan fazladır. Ancak buna rağmen boş kontenjan kalmaktadır. O halde sorunun kaynağı nedir? Sorun aday tercihlerinden kaynaklanıyor olabilir mi?

Aday Tercihleri
2000’li yıllardan itibaren ÖSYM’nin adaylara sınav sonuçları açıklandıktan sonra tercih yapma imkânı vermesiyle tercihlerin önceki yıllara göre daha bilinçli yapılmaya başlandığı söylenebilir. (1999’dan önceki yıllarda tercihler ÖYS’ye girmeden önce doldurulup teslim edilirdi.) Yine kademeli olarak tercih hakkı artırılmış ve 2010 ÖSYS’den itibaren tercih hakkı sayısı 24’den 30’a çıkartılmıştır. Bu gelişmeler ÖSYM’nin adayların tercih hatalarının önene geçmek için yapabileceği ne varsa yaptığını gösteriyor. Ancak şu an uygulanmakta olan tercih sisteminde de adaylar, açıkta kalmama, bir yıl kaybetmeme (tabi kişinin ideali için fazladan bir yıl daha vermesi ne kadar kayıp olarak adlandırılabilirse) baskısıyla karşı karşıya kalmakta ve belki istemedikleri bölüm ve üniversiteleri de yazabilmektedir. Bu durum, kişinin istek ve idealleriyle – çalışmasının ürünü olan koşullar arasındaki gerilimin en ideal sistemde bile devam edeceğinin işareti olsa gerektir.
Ancak adayların kendi ideal ve hedeflerine uygun bölümlere girebilmeleri adına merkezi tercih ve yerleştirme yerine, üniversitelerin kendi öğrencilerini kendilerinin kabul edeceği bir yöntem daha uygun olabilir.
Tabi bu noktada adayın bilinçli tercih yapması da önemlidir. Bilinçli ve hatasız tercihler yapabilmede, son aylarda, hatta günlerde rehberlik yardımı almaktan çok, hedeflerini çok daha erken tarihlerde belirlemenin önemli olduğu açıktır.
Kontenjanların dağılımı:
Bir yandan sınava (ÖSYS) başvuran 1 milyon 500 bin aday varken, öte yandan 33 bin 103 kişilik kontenjanın boş kalmasının en temel sebebi kontenjanların dağılımı olsa gerektir.
Sorun – Fırsat İkilemi
Bu sorunun kendi içinde birçok fırsatı da barındırdığını bilerek davranma, durup düşünme zamanıdır. Kontenjan artırımları yapılırken ve birbiri ardı sıra yeni üniversiteler açılırken durup düşünme ve belki de on yıllardır yapılmayan bazı çalışmaları yapma zamanıdır.
Özellikle başta belirttiğimiz “YÖK Genel Kurulu’nun toplantısı (Kontenjanları görüşmek üzere toplanması) ümitlendirici bir gelişmeydi”; –di’li geçmiş zamanı belki erken kullanıyorum. Ancak toplantı sonrasında yapılan bir açıklama ve gelen haberler de kontenjanlarla ilgili henüz ciddi bir değerlendirmenin yapılmadığını gösteriyor.
Ne demek istediğimizi ve sorunu daha iyi açabilmek açısından şimdi ÖSYM’nin 2010 ÖSYS Kontenjanlar Kılavuzunda yer alan bölümleri (lisans programlarını) baz alarak bazı verilere değinelim ve bazı sorular soralım:
İlk örneğimiz Tarih ve Coğrafya bölüm ve öğretmenliklerinden:
Bölümler
Toplam Kontenjan
Boş Kalan Kontenjan
Coğrafya ve Coğrafya Öğretmenliği Bölümü
2.340
0
Tarih ve Tarih Öğretmenliği Bölümü
8.605
83
Bu tabloya bakarak bir anormallik olmadığı boş kalan kontenjanın göz ardı edilebilir bir miktarda olduğu düşünülebilir. Ancak sorun kontenjan boşluğunda değil, toplam kontenjanlardadır: Burada “Ülkemizin yılda kaç Tarihçiye, kaç Tarih Öğretmenine, kaç Coğrafyacıya ve Coğrafya Öğretmenine ihtiyacı var?” tartışmasına girmeye bile gerek bıraktırmayacak açık bir çarpıklık olduğu görülüyor. Tarih ve Tarih Öğretmenliği bölümlerinin (toplamda) 8.605 kişilik kontenjanı var. Oysa Coğrafya ve Coğrafya Öğretmenliği bölümlerine 2.340 kontenjan verilmiş (ve bunun tamamı dolmuştur). Özellikle ikisi de Sözel (Türkçe – Sosyal) öğrencilerine hitap eden bu iki bölümü birlikte değerlendirmek gerekiyor. Çünkü Coğrafya ve Coğrafya Öğretmenliği bölümlerinin iş imkânları daha geniş olmasına (en azından Tarih bölümünden daha az olmamasına) rağmen toplam kontenjanları arasında neredeyse 4’e 1 gibi ciddi bir fark var.
Tam burada sormak gerekiyor: Neden? Neden Tarih bölümleri bu kadar çok, Coğrafya bölümleri ise az kalmıştır? Yeni akademisyen yetiştirmekte coğrafya bölümü akademisyenlerinin tembelliği veya isteksizliği mi? (Bu soru kötü niyetle sorulmuş bir soru olarak görülebilir. Ancak son döneme gelene kadar Tıp Fakültelerinde mevcut akademisyenlerin yeni akademisyen yetiştirmekte – çıkarlarına zarar vereceği düşüncesiyle olsa gerek – örtük bir isteksizlik içinde olduğu, hatta biraz da bu sebeple ülke dışına giden tıpçılarımızın dünya çapında bir şöhret kazandıktan sonra dönebildikleri ile ilgili örnekler saymak mümkün.) Gerekli maddi koşulların bulunmaması mı (Öyleyse aynı imkânlar Tarih için bulunabilirken, Coğrafya için neden bulunamıyor)? Biz tarihine düşkün, ama coğrafyasına bigâne bir millet olduğumuz için mi? Coğrafya mezunları daha kolay iş bulabildikleri için akademisyenliğe gerek duymadıkları için mi (öyleyse, yeni coğrafya bölümleri açmak için elimizde çok daha güçlü bir gerekçe de var demektir)?
Dil bölümlerine bakalım:
               
Bölümler
Puan Türü
Toplam Kontenjan
Yerleşen
Boş Kalan Kontenjan
Kontenjan Boşluk
% 'si
Ermenice, Gürcüce, Hindoloji, Hungaroloji ve İbranice
DİL-3
140
33
107
76,43
Boşnakça, Hırvatça, Arnavutça, Bulgarca ve Leh Dili
DİL-2
151
60
91
60,26
Fransız Dili Edebiyatı ve Fransızca Öğretmenliği
DİL-1
1.353
862
491
36,29
Rus Dili
DİL-3
460
313
147
31,96
Mütercim-Tercümanlık (Türkçe-Almanca-İngilizce)
DİL-1
1.576
1.123
453
28,74
Urduca, Arapça ve Farsça
DİL-3
821
602
219
26,67
Alman Dili Edebiyatı ve Almanca Öğretmenliği
DİL-1
2.071
1.654
417
20,14
Amerikan Kültürü ve Edebiyatı
DİL-1
3.261
2.628
633
19,41
Turizm Rehberliği
DİL-1
337
285
52
15,43
Çin, Japon ve Kore Dili
DİL-3
307
260
47
15,31
İngiliz Dili Edebiyatı ve İngilizce Öğretmenliği
DİL-1
9.007
7.804
1.203
13,36
Çeviribilim
DİL-1
112
103
9
8,04
Karşılaştırmalı Edebiyat
DİL-1
169
162
7
4,14
Yunanca, İtalyanca, İspanyolca ve Latince
DİL-2
502
498
4
0,8
Batı Dilleri (İngiliz Dili ve Ed.) (Kırgızistan-Türkiye Manas Ün.)
DİL-1
5
5
0
0
Dilbilim
DİL-1
77
77
0
0
Toplam
DİL-1
20.349
16.469
3.880
19,07
-       Dil bölümlerinde öncelikle üniversite adaylarının talepleriyle ilgili bir nokta dikkati çekmektedir. Şöyle ki, boş kontenjan oranları Hindoloji, Hungaroloji, Ermeni, Gürcü, İbrani, Boşnak, Hırvat, Bulgar ve Leh Dillerinin yeterli talep görmediğini düşündürmektedir. Burada özellikle dikkat çekici bir durum da şudur: Boşnak, Hırvat, Bulgar ve Arnavut Dili bölümleri herhalde bulunduğu coğrafya itibariyle daha çok ilgi göreceği düşünülerek (Bulgar Dili ve Edebiyatı hariç) sadece Trakya Üniversitesi’nde açılmış; ancak yukarıda görüldüğü gibi kontenjanları toplamda % 60 oranında boş kalmıştır. Yine bu programlarla ilgili olarak şunu da belirtmekte yarar var: Özellikle YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın bir röportajında dediği gibi 10 öğrenciden daha az talep gören bölümlerin kapatılması gibi bir uygulamaya gidilmesi halinde bu saydığımız bölümlerin birçoğunun kapanması gerekecektir.
-       Peki, bu bölümler kapanmalı mı? Özellikle dış politikada yeni açılımlar yapmaya başlamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel, kültürel ve siyasal mirasına sahip bir ülke olan Türkiye’nin üniversitelerinde Boşnakça, Ermenice, Gürcüce, Hindoloji, Hungaroloji, İbranice, Hırvatça, Arnavutça, Bulgarca ve Leh Dili bölümlerinin bulunmaması mümkün ve doğru mudur? Bu soruya evet diye cevap verecek hiçbir akademisyen veya aydının bulunmayacağı (ya da evet diyenden aydın olamayacağı) açık olduğuna göre “Bu bölümlere olan talep niçin azdır ve nasıl artırılabilir?” sorularına cevap verilmelidir.

Bu diller ve dillerin temsil ettiği kültürlerle ve coğrafyalarla irtibatımızın kesilmemesi için üniversite adaylarını bu bölümleri tercih etme noktasında teşvik etmek gerektiği açıktır. Bu açıdan gerekirse bu bölümleri Trakya Üniversitesi (ve bölgesi) yerine İç Anadolu’daki bir üniversiteye nakletmek ve bu bölümleri sadece bir yabancı dil programı gibi düşünmek yerine bir Dil ve Kültür programı haline getirmek düşünülmelidir. Boşnakça, Hırvatça, Arnavutça gibi bölümler adlarının da çağrıştırdığı gibi sadece bir dil bölümü olarak düşünülmüşken, üniversitelerimizde azımsanamayacak sayıda Amerikan Kültür ve Edebiyatı bulunmasının sebebi nedir?

Yine bu bölümlerin Türkiye’yi Orta Asya ve Balkanlar başta olmak üzere Osmanlı hinterlandında yer alan birçok ülkede yaptıkları başarılı çalışmalarla temsil eden Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) ve bünyesindeki Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri ve Enstitüsü ile Yunus Emre Vakfı gibi kurumlarla işbirliği yapması, öğrenci bulmalarını ve kuruluş amaçlarını gerçekleştirmelerini sağlayacaktır.  (Bu noktada Boşnakça ve Bosna ile ilgili tarihsel ve kültürel bağlarımızı, 1993 Sırp işgali ve günümüze ilişkin gönderme ve değinmelerle işleyen Prof. Dr. Cemal Kurnaz’ın “Serhadde Yaralı Bir Akıncı Beyi Bosna” adlı ufuk açıcı gezi gözlem yazısını buradan herkese tavsiye ediyorum.)

-       Dikkat çeken bir durumda Fransız ve Rus Dilleriyle ilgili bölümlerin devlet üniversitelerinde talep gördüğü, ancak Vakıf üniversitelerinde bu bölümlerin çok az ilgi gördüğü ve öğrenci bulmakta zorlandığıdır. Aynı durum, Alman ve İngiliz Dili bölümlerindeki boş kontenjan oranlarını da yükselten bir faktördür.
-       Yine (Vakıf üniversiteleri göz ardı edilerek) özellikle son yıllarda ticaretimizin arttığı Rusya ve Uzak Doğu ülkelerinin dilleriyle ilgili bölümlerde yüksek bir doluluk oranı olduğu söylenebilir. Bu açıdan yeni açılan üniversitelerde bu bölümlere yer vermek mümkün ve doğru olsa gerektir.
-       Ayrıca bu noktada durup “Peki bizim liselerimizde kaç Yabancı Dil sınıfı ve öğrencisi var. Dil bölümlerini Yabancı Dil Alan/Kol/Bölümü mezunları dışında tercih eden adaylar var mı? Varsa bunu oranı nedir?” gibi bazı soruların cevaplanması gerekiyor.
Fen Fakültelerinin vazgeçilmez bölümleri olan Fizik – Kimya – Biyoloji bölüm ve öğretmenliklerine bakalım:
Bölümler
Puan Türü
Toplam Kontenjan
Yerleşen
Boş Kalan Kontenjan
Kontenjan Boşluk % 'si
Biyoloji Öğretmenliği
MF - 2
9.403
7.793
1.610
17,12
Fizik Öğretmenliği
MF - 2
8.819
4.134
4.685
53,12
Kimya
MF - 2
8.991
7.085
1.906
21,20
Kimya Öğretmenliği
YGS - 2
543
543
0
0,00
Toplam
 
27.756
19.555
8.201
29,55
-         Bu bölümler içerisinden özellikle Fizik ve Fizik Öğretmenliği bölümlerinin toplamda % 53 oranında kontenjan boşluğu ile dikkat çektiğini görüyoruz. YGS puanıyla ve meslek lisesi kimya alan/kol/bölüm mezunlarını ek puanla alan Kimya Öğretmenliği bölümünün kontenjanını tamamen doldurması da dikkati çeken bir durumdur. Ancak boş kontenjan sayısını artırmamak için, Fen-Edebiyat Fakültelerinin Tarih ve Coğrafya ile birlikte değişmez bölümleri arasında yer alan Fizik, Kimya ve Biyoloji bölümlerini açarken veya kontenjanlarını artırırken düşünülmesi araştırılması gereken bir durum olduğu açıktır.
Sağlık bilimleriyle ilgili bölümlerin çoğunlukta olduğu MF – 3 ve YGS – 2 puan türünde yer alan bölümlerdeki durumu aşağıdaki tablo gösteriyor:
 
Bölüm Adı Puan Türü Toplam Kontenjan Yerleşen Boş Kalan Kontenjan Kont. Boşluk % 'si
Beslenme ve Diyetetik YGS - 2 325 325 0 0,00
Beslenme ve Diyetetik  MF - 3 595 530 65 10,92
Biyokimya  MF - 3 87 63 24 27,59
Diş Hekimliği Fakültesi MF - 3 1.973 1.973 0 0,00
Ebelik MF - 3 407 407 0 0,00
Ebelik YGS - 2 1.521 1.483 38 2,50
Eczacılık Fakültesi  MF - 3 1.448 1.448 0 0,00
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon MF - 3 509 509 0 0,00
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon YGS - 2 2.718 2.642 76 2,80
Genetik ve Biyomühendislik MF - 3 163 123 40 24,54
Gerontoloji MF - 3 31 31 0 0,00
Gıda Teknolojisi YGS - 2 104 104 0 0,00
Hemşirelik MF - 3 1.641 1.435 206 12,55
Hemşirelik Y.O. YGS - 2 6.470 6.350 120 1,85
Kimya Öğretmenliği YGS - 2 543 543 0 0,00
Moleküler Biyoloji ve Genetik MF - 3 504 489 15 2,98
Tarımsal Biyoteknoloji MF - 3 134 134 0 0,00
Tarla Bitkileri MF - 3 764 743 21 2,75
Tıp Fakültesi MF - 3 8.090 8.090 0 0,00
Veteriner Fakültesi  MF - 3 1.678 1.614 64 3,81
Toplam   29.705 29.036 669 2,25
 
 Sağlık bilimleri ile ilgili olarak doluluk oranına dikkat çekmek yerinde olacaktır. Üniversite adaylarının iş garantisi sebebiyle bu bölümleri tercih ettiği açıktır. Burada yine dikkat çeken bir durumda Beslenme ve Diyetetik ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümlerine iki farklı puan türüyle öğrenci alınması ve LYS’ye dayalı olarak hesaplanan MF puanıyla öğrenci alan bölümlerin kontenjanlarında boşluk kalmasıdır. Şu soruların cevaplanması gerekiyor: Neden mezun olduklarında aynı işi yapacak, aynı unvanı alacak, aynı diploma ve haklara sahip olacak öğrencilerden bir kısmı YGS, bir kısmı ise hem YGS, hem LYS’ye girmek ve başarılı olmak zorunda. Bunu YÖK ve ÖSYM bugüne kadar Meslek Yüksek Okulu ve Fakülte gibi daha çok akademik örgütlenmeye dayalı bir ayrım olarak açıkladı. Oysa bu ayrıma, adaylar açısından bakıldığında bir haksızlık olduğu düşünülebilir. Sorular çoğaltılabilir, ama kesin olan bu konunun bir kere de adaylar açısından değerlendirilmesi gereğidir.
Özellikle mühendislik programlarının yer aldığı MF – 4 puanıyla girilen lisans programlarını tam tablosuna yer verip yorumlayalım:
 
Bölüm Adı
Toplam Kontenjan
Yerleşen
Boş Kalan Kontenjan
Kontenjan Boşluk
% 'si
Bilgisayar-Enformatik
153
3
150
98,04
Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği
290
44
246
84,83
Malzeme Mühendisliği (Atılım Ün.)
30
6
24
80,00
Bilişim Sistemleri Mühendisliği
305
84
221
72,46
Mühendislik Programları 
275
82
193
70,18
Yat Tasarımı
30
10
20
66,67
Yazılım Mühendisliği
821
375
446
54,32
Su Ürünleri Mühendisliği
1.925
901
1.024
53,19
Gemi Makineleri
100
55
45
45,00
Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarisi 
100
55
45
45,00
Enformasyon Teknolojileri
64
36
28
43,75
Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği
30
18
12
40,00
Sistem Mühendisliği
70
44
26
37,14
Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri
60
39
21
35,00
Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği
295
194
101
34,24
Güverte
170
113
57
33,53
Enerji Sistemleri Mühendisliği
592
399
193
32,60
Kontrol Mühendisliği
110
82
28
25,45
Endüstriyel Tasarım
153
116
37
24,18
Endüstri Ürünleri Tasarımı
236
183
53
22,46
Geomatik Mühendisliği
102
80
22
21,57
Bilgisayar Mühendisliği
7.198
5.800
1.398
19,42
Seramik Mühendisliği
114
94
20
17,54
Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği
1.021
844
177
17,34
Mekatronik Mühendisliği 
828
686
142
17,15
Elektronik Mühendisliği
484
401
83
17,15
Endüstri Mühendisliği
5.321
4.469
852
16,01
İç Mimarlık
265
223
42
15,85
Elektrik-Elektronik Mühendisliği
6.696
5.698
998
14,90
Otomotiv Mühendisliği
429
376
53
12,35
Biyomedikal Mühendisliği
316
277
39
12,34
Peyzaj Mimarlığı
792
706
86
10,86
Mimarlık
3.651
3.260
391
10,71
Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği
430
384
46
10,70
Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği
159
143
16
10,06
İmalat Mühendisliği 
274
251
23
8,39
Biyomühendislik
353
326
27
7,65
Tarım Makineleri
361
339
22
6,09
Tarımsal Yapılar ve Sulama
361
341
20
5,54
İnşaat Mühendisliği 
6.747
6.422
325
4,82
Jeoloji Mühendisliği
2.995
2.852
143
4,77
Makine Mühendisliği
9.068
8.651
417
4,60
Tekstil Mühendisliği
1.165
1.121
44
3,78
Jeofizik Mühendisliği
966
930
36
3,73
Gıda Mühendisliği
3.065
2.971
94
3,07
Çevre Mühendisliği
2.990
2.902
88
2,94
Kimya Mühendisliği
2.637
2.569
68
2,58
Maden Mühendisliği
1.762
1.737
25
1,42
Biyosistem Mühendisliği
155
155
0
0,00
Cevher Hazırlama Mühendisliği
52
52
0
0,00
Deri Mühendisliği
62
62
0
0,00
Elektrik Mühendisliği
577
577
0
0,00
Endüstri Sistemleri Mühendisliği
73
73
0
0,00
Fizik Mühendisliği
423
423
0
0,00
Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği
293
293
0
0,00
Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği
62
62
0
0,00
Harita Mühendisliği
1.124
1.124
0
0,00
Havacılık ve Uzay Mühendisliği
67
67
0
0,00
Hidrojeoloji Mühendisliği
41
41
0
0,00
İşletme Mühendisliği
113
113
0
0,00
Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği
67
67
0
0,00
Kimya ve Süreç Mühendisliği
36
36
0
0,00
Kimya-Biyoloji Mühendisliği
46
46
0
0,00
Makine ve İmalat Mühendisliği
36
36
0
0,00
Malzeme Bilimi ve Mühendisliği
373
373
0
0,00
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği
1.655
1.655
0
0,00
Meteoroloji Mühendisliği
62
62
0
0,00
Mühendislik ve Doğa Bilimleri Programları
366
366
0
0,00
Nükleer Enerji Mühendisliği (Hacettepe Ün)
41
41
0
0,00
Orman ve Orman Endüstrisi Mühendislikleri
1.670
1.670
0
0,00
Polimer Mühendisliği
57
57
0
0,00
Şehir ve Bölge Planlama
667
667
0
0,00
Uçak Mühendisliği
62
62
0
0,00
Uzay Mühendisliği
52
52
0
0,00
Toplam
74.591
65.924
8.667
11,62
 
YÖK üye ve başkanı hocalarımızın öteden beri “Genelde toplumsal bir kurum olarak eğitimin, özelde de yükseköğretimin temel işlevi, bireyi iş sahibi yapmak değil, öncelikle donanımlı bireyler yetiştirmek” olduğunu vurguladıklarını görürüz. Bu argüman teoride bir haklılık payı taşımakla birlikte, eğitimin bireysel ve toplumsal koşul ve beklentilerden uzak – bağımsız – bir etkinlik olduğunu hiç kimse iddia edemez herhalde. Zaten sağlık alanında eğitim veren ve bu alan için personel yetiştiren bölümlere talebin fazla olması – kontenjan açığının % 2,09 gibi ihmal edilebilir bir düzeyde olmasının temel sebebi de bu olsa gerektir.
Bu çerçevede mühendislik bilimlerine baktığımızda – sağlıkta olduğu gibi bir doluluk beklenmesine rağmen – bazı bölümlerde % 80 - 90’ları bulan bir kontenjan sorunun bulunduğunu görüyoruz. Kontenjan boşluklarının yoğunlaştığı bölümlerin ve bu bölümlerin hangi üniversitelerde bulunduğunun ayrıntısına girmek burada mümkün değil, ancak istenirse bu bilgilere ÖSYM’nin yayınlarından ulaşmak mümkün (veya bizim göndermemiz) dür. Biz ayrıntısına girmeden mühendislik programları ile ilgili şu tespitleri yapabiliriz:
-       Boşluklar özellikle Vakıf üniversitelerinde yoğunlaşmaktadır. Bu durumda da özellikle iki faktör rol oynamaktadır: 1) Üniversite kendisini tanıtamamış veya adaya programın içeriği ve mezuniyet sonrasıyla ilgili tatmin edici bir profil sunamamıştır. 2) Açılan program, içerik – beklenti uyuşması açısından yetersizdir. Tabi bu iki madde çoğu zaman birlikte etkili olsa gerektir. Özellikle Bilgisayar-Enformatik, Malzeme Mühendisliği (Atılım Ün.), Bilişim Sistemleri Mühendisliği ve Mühendislik Programları bölümlerinde kontenjan açıklarının oranına bakıldığında durum daha açık hale gelecektir. Bu bölümlerden özellikle Malzeme Mühendisliği’ne dikkatinizi çekiyorum. Bu bölüm sadece Atılım Üniversitesi’nde vardır ve kontenjanın % 80’i boş kalmıştır. Oysa (isim ve içerik olarak hemen hemen aynı olan) Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde kontenjanların tamamının dolduğu görülmektedir. Bu örnekte Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünün tamamen devlet üniversitelerinde olduğu öne sürülerek bir itiraz getirenler için destekleyici bir örnek verelim: Orman ve Orman Endüstrisi Mühendisliklerinde de doluluk oranı % 100’dür. Ancak bu durum adayların sadece devlet ve vakıf üniversitesi ayrımına göre tercihlerini belirledikleri anlamına gelmez. Burada adayların daha çok mezuniyetten sonraki iş imkânlarıyla – yapacakları masraf arasındaki ilişkinin optimizasyonuna göre hareket ettiklerini düşünmek daha doğru olacaktır.
Gerçekten de yine devlet üniversitelerinde bulunan Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği (% 84) ve Su Ürünleri Mühendisliği (% 53) bölümlerinin kontenjan boşlukları oranına, öte yandan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Programları (Sabancı Üniversitesi) bölümünün % 100 dolulukla yerleştirme yaptığına bakılırsa sorunun Vakıf (Paralı) üniversite – devlet üniversitesi ikileminden ibaret olmadığı görülecektir. (Yine benzer içerik ve isimdeki Gazikent Üniversitesi Mühendislik Programları bölümünün kontenjanının % 70 oranında boş kaldığını, ancak Üniversitenin henüz birinci öğretim yılı olması ve ilk yıllarında bölümün ücretli kısmı için 219 kişilik kontenjan açacak kadar da iyimser – yoksa hayalci mi demeli? – oldukları notuyla belirtelim.)
Buraya kadar söylediklerimizi özetlemek gerekirse:
Yeni üniversitelerin art arda açıldığı, her yıl yeni bölümlerin ve kontenjanların açıldığı bir dönemdeyiz. Bu gelişmeler ülkemiz adına sevindiricidir. Yükseköğretim kurumlarımızın bilime katkı yapması, çağın gereklerine uygun olması gibi gereklilikler sıklıkla vurgulanıyor. Bununla birlikte ideolojik şartlanmalardan, kişisel çıkar ve kaprislerden uzak, mevcut koşullarla kendini kısıtlayan edilgen bir eğitim planlaması yerine, hedefler koyan ve bu hedefleri de yapılacak sosyal ve istatistiksel araştırmalara dayalı, günümüz sosyo-ekonomik ve jeo-politik koşularına uygun olarak belirleyen proaktif bir eğitim planlaması daha acil ve önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. Bu durum eğitimin her kademesi için geçerli bir ihtiyaç olmakla birlikte, ilköğretim sonrasında, özellikle yükseköğretimde daha bir öne çıkıyor.
33 bin kişilik boş kontenjan dururken, gençleri okuyamamaktan, ÖSYM’den, ÖSYS’den, şifrelerden şikâyet eden, okumak için yurt dışına gitmek zorunda kalan bir Türkiye. Öte yandan Türkiye, büyüyen ekonomisi, jeopolitik konumu ve tarihsel bağlarıyla içinde bulunduğu coğrafyada güçlü ve etkin bir devlet olma yolunda olan bir ülke. Ülkemizin yükseköğretimde de taklit eden, gençlerini eğitim için dış ülkelere gönderen bir ülke değil, dışarıdan öğrenci alan ve takip edilen, etkin bir ülke olması ideolojik saplantılar veya kaderci ve teslimiyetçi bir eğitim anlayışı yerine önümüzdeki 5 – 10 – 20 yıllık dönemlerin ihtiyaçlarını ve koşullarını göz önünde bulunduran proaktif bir eğitim planlaması gerekiyor. Bu noktada, önceki YÖK üye ve başkanlarına sorumluluğu yıkmak, topu taca atmak olur herhalde. YÖK’ün önünde büyük bir fırsat duruyor: Birbiri ardı sıra yeni üniversitelerin, yeni bölümlerin açıldığı bu dönem Yusuf Ziya Özcan başkanlığındaki YÖK’ün yükseköğretimde niceliksel olduğu kadar niteliksel bir sıçrama fırsatı sunuyor. Bu fırsatın değerlendirilebilmesi dileğiyle…
 

Eğitim ve Sınav Haberleri

 
Milli Eğitim Şurası toplandı: Zorunlu eğitim 13 yıla çıkıyor.

2012 YGS başvuru tarihi değiştirildi - 2012 YGS Başvuru kılavuzu yayınlandı.

2012 YGS Başvuru Tarihleri Açıklandı. YGS başvuru tarihi ne zaman?

YÖK Katsayı Farkını kaldırdı. Meslek lisesi mezunları, AOBP katsayı farkı kalktı.

YÖK'ten Kazanıp da Mezun Olamayan Üniversite Adaylarına Kayıtlar İçin Ek Süre

2011 sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?

Üniversitelere kayıtlar ne zaman? 2011- 2012 üniversite kayıt tarihleri.

Üniversite kayıt ücretleri, 2011 - 2012 harçları, ikinci öğretimlerde kayıt ücretleri kaç lira olarak belirlendi.

2011 KPSS Sonuçları: 3 soru iptal edildi. Türkiye ortalamaları ve standart sapmaları ve diğer sayısal bilgiler burada.

Akademisyenliğe girişte köklü değişim: ÖYP Öğretim Görevlisi Yerleştirme Programı: Dil şartsız 2500 akademisyen alımının prosedürü...

Maddi zorluklar içerisinde, dershaneye gitmeden TS Türkiye Birincisi oldu: Menekşe Okyay'ın başarı hikayesi.

ÖSYM 2012 Yılı Sınav Tarihleri Takvimini Açıkladı. 2012 YGS - LYS, KPSS, DGS, ALES ne zaman?

2011 PMYO Soruları ve Cevap Anahtarı yayınlandı.

2011 KPSS Sınav Soruları ve Cevap Anahtarları

SBS 2011 Sonuçları Açıklandı: Tercih dönemi başladı.

Polis Akademisi FYO programı dahilinde farklı uzmanlık alanlarına ilişkin farklı bölümlerde okuyan 50 üniversite öğrencisi alıyor.

Kuyumculuk ve takı tasarımı alanlarında yabancı dille yurtdışı bağlantılı olarak eğitim verecek Kuyumculuk Meslek Lisesi açılıyor. 

Türkiye'nin 10. zengini Hacı Boydak: Açık Lise'den sonra LYS'de ter döktü

2010 ÖSYS'de 33.103 kişilik kontenjan boş kaldı; kontenjan artırımlarına devam, ama nasıl?

Üniversite kontenjanları artırıldı

Meslek Liselilere Danıştay Darbesi: Teknoloji Fakültelerine YGS puanlarıyla girişleri engellendi.

SAT ve TOEFELL sonuçlarına göre YGS-LYS'siz üniversiteli olma yolu açıldı: Sınavsız ünivesiteye giden yolda ufak adımlar mı?

2011 DGS başvuruları başlıyor: DGS başvuru tarihleri ne zaman? Başvurular hangi tarihte sona eriyor? Nerelerde yapılabilir?

2011 İlkbahar ALES sonuçları açıklandı: Kaç kişi katıldı, Ortalama netler ve Standart sapmalar kaç oldu?

2011 KPSS Başvurularında son gün ne zaman? Başvuru yeleri ve ücretleri.

YGS kalkacak mı? YGS tarih oluyor: Yusuf Ziya Özcan ÖSYS sisteminin bir kez daha değişeceğinin işaretini verdi

2011 LYS başvuruları tamamlandı. YGS - LYS sayısal bilgiler: Kaç kişi başvurdu, kaç aday 140 ve 180 baraj puanlarını geçti?

 

ÖSYM 2011 Sınav Takvimi: 2011 yılı içerisinde ÖSYM'nin yapacağı sınavların başvuru tarihleri, yerleri ve sınav tarihleri

MEB 2011 Sınav Uygulama Takvimi: MEB'in 2011 yılı içerinde yapacağı sınav ve sınav başvuru tarihleri

YGS'de adaya özel soru kitapçığı: 2011 LYS'den sonra vazgeçilen bir uygulamanın haberi

YGS'de şifre iddiaları komplo mu?

Sınav Giriş Belgesi Edinme: Sınav giriş belgesini nereden ve nasıl çıkartacağınızı görün.

2011 KPSS Takvimi Belirlendi. 2011 KPSS başvuru ve sınav tarihleri

YÖK dil şartsız 2500 akademisyen alacak: Yeni açılan üniversitelerle birlikte alımlar hızlandı.

YGS başvuruları başladı: İşte yeni kurallar

ÖSYM yeniden yapılandırılıyor: Adı ''Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'' oluyor

2011 ÖSYS Başvuruları Tarihleri

2011'de 7. Sınıf SBS son defa yapılacak

Üniversite Adayları Sayısal Bölümlerden Uzaklaşıyor

ÖSYM 2010 Sınav Takvimi

Final (FDD) Yarışma Sınavı! Sınav Dergisi Dershaneleri Seviye Belirleme Sınavı! Ödüllü ve Ücretsiz STS'ler!

SBS - YGS - LYS adaylarına ücretsiz e-kitap

ALES'te sistem değişikliği: Soru sayıları, testler, katsayılar değişti. Puan hesaplama farklılaştı.

2010 KPSS Önlisans Sınav Soruları

2010 KPSS Ortaöğretim Sınav Soruları

İlginç bir kopya olayı: Cebinde parası olan KPSS'de kopya çekti

Sınavsız İkinci Üniversite

KPSS Eğitim Bilimlerinde İptal Edilen Soru

KPSS Eğitim Bilimleri Sınavında hatalı soru iddiası

Kopyaya Karşı Kişiye Özel Önlemler

KPSS'de tam puan alan çıkmadı. Tekrarlanan KPSS'de skor: 120'ye 0.

2011 KPSS'yi kim yapacak?

Öğretmen Adaylarına Ayrı Sınava Tepki

Kopyaya Karşı Kriptolu Önlem

KPSS 2010 Tekrarlanan E.B. Sonuçları

MEB Öğretmen Atama Takvimini Açıkladı

Öğretmen Alımları Ne Zaman

MEB Cumhuriyet tarihinde ilk kez bütçede en büyük payı aldı

KPSS Ortaöğretim ve Önlisans Soru Sayısı ve Sınav Süresi Düşürüldü

2011'de 55 bin kadrolu öğretmen alınacak

KPSS'de Kalem Silgi ÖSYM'den

Çocuğum Şiddet Görüyor mu?

MEB'den şiddeti anlama rehberi

Anadolu Liseleri Devri Kapanıyor mu?

KPSS Kılavuzunda Kılık Kıyafet Maddesi Kalktı

DGS Ek Yerleştirme Sonuçları

Üniversite Son Sınıflara Formasyon İmkanı

Gübretaş'tan Ziraat Fakültesi Öğrencilerine Karşılıksız Burs

2011 yılında 70 bin memur alınacak

KPDS Başvuruları Yarın Son Gün

Yurt-Kur'dan Öğrencilere Açık Büfe Kahvaltı

Burs ve Kredi Başvuruları Yarın Başlıyor

KPSS Kamu ve Eğitim Sınavlarını Yine ÖSYM Yapacak

2010 Sonbahar ALES Başvuruları Başladı.

30 Bin Üniversite Mezunu Polsiliğe Başvurdu

ALES Başvuruları 18 Ekim'de Başlıyor

Ek Yerleştirme Sonuçları Açıklandı

KPSS ortaöğretim - lise puan hesaplama motoru

Ek Yerleştirmeye Ek Süre ve Ek Kontenjan

AÖF Kayıtları İçin Son Gün 15 Ekim

KPSS Önlisans Puan Hesaplama

2010 YGS - LYS Ek-Kontenjan Kılavuzu Yayınlandı.

ÖSYM: 2010 yılının sınavları ertelendi

2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı İptal Edildi

2010 DGS Yerleştirme Sonuçları

KPSS ve TUS ertelendi.

Öğretmen Atamaları Ne Zaman?

Öğretmen Atamaları Ertelendi

MEB Açıklaması: Atamalar Ertelendi

Özcan: Açık ki, KPSS Soruları Elden Ele Dolaşmış

KPSS'de Kopya İddiaları

KPSS 2010 Ortaöğretim ve Ön Lisans Sınav ve Sonuçları

2010 YGS - LYS Tercih Yerleştirme Sonuçları

OSYM Başkanına Yumurtalı Protesto

Yarımağan 2010 ÖSYS Kılavuzu İçin Düzeltme Yayınlanacak

2010 ÖSYS Tercih Kılavuzunda Hata

MEB: Ders Saati Düşüyor, Alan Ayrımı Kalkıyor

2010 LYS Sonuçlar ve Sayısal Bilgiler

2010 YGS İ