BATI EDEBİYATI AKIMLARI VE SANATÇILARI

BATI EDEBİYATI AKIMLARI VE SANATÇILARI

Edebî eserler belli bir sanat anlayışı doğrultusunda yazılır. Edebî eserlerin toplamı edebiyat ve sanat akımlarını oluşturur. Batı’da ve Türk edebiyatında oluşan sanat akımlarının özellikleri aşağıda verilmiştir.

AKIMLAR

Özellikleri

KLASİSİZM

•  Akıl ve sağduyuya dayanır.

•  Ahlaki bir amaç güden klasikler, erdemli ve ahlaklı olmayı önemsemişlerdir.

•  “Eser; millî dille yazılmalı ancak seçkin ve soylu kimselerin dili esas alınmalıdır.” görüşünü savunmuşlardır.

• Yazarlar, eserlerinde kendi kişiliklerini gizlemişlerdir.

• La Fontaine, Cornaille, Moliere, Descartes; Şinasi,  Ahmet Vefik Paşa önemli temsilcileridir.

ROMANTİZM

•  Eserlerinde toplumsal sorunlar, günlük yaşam, millî tarih, halk masalları gibi konuları işlemişlerdir.

•  “Sanat, toplum içindir.” ilkesini benimsemişlerdir.

•  Hayal ve duyguya önem verdiler, eserlerinde kişiliklerini gizlememişlerdir.

•  En çok  “aşk, ölüm, tabiat” konularını işlemişlerdir.

•  Dilde ve anlatım biçimlerinde oldukça serbest davrandıkları için dilleri savruk ve kuralsızdır.

•  Victor Hugo, Schiller, Alexandre Dumas, Puşkin; Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan önemli temsilcileridir.

REALİZM

•  Gözleme ve çevre betimlemelerine önem verdiler.

•  “Sanat, sanat içindir.” ilkesini benimsediler.

•  Eserin güzel olmasına değil, bilimsel olmasına dikkat etmişler; hiçbir tezi savunmamışlardır.

•  Üslubun sağlam, açık, anlaşılır, söz sanatlarından uzak olmasına dikkat etmişlerdir.

•  Eserlere kişiliklerini katmayıp gerçekleri olduğu gibi anlatmışlardır.

•   Balzac, Stendhal, Dostoyevski, Tolstoy, Jack London; Samipaşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Refik Halit Karay önemli temsilcileridir.

HÜMANİZM

•  İnsanları dil, din, ırk farkı gözetmeden kardeş sayan bir anlayıştır.

•  İnsanları sevmek, onların hak ve hürriyetlerini korumaya çalışmak esastır.

•  Antik Yunan ve Latin sanat edebiyatı örnek alınmıştır.

•  Dante,  Montaigne,  Boccacio,  Petrarca önemli temsilcileridir.

NATÜRALİZM

•  Realizmin ileri bir aşaması olarak değerlendirilir.

•  Fen bilimlerinde uygulanan determinizmi edebiyata uygulamaya çalışmışlardır.

• Toplumu büyük bir laboratuvar; insan deneme ve inceleme konusu; sanatçıyı da bilgin olarak görmüşlerdir.

•  Natüralistler, olayın anlatımında tamamen nesnel davranıp kişiliklerini eser katmamışlardır.

•  Eserlerinde daha çok doğal ve yalın bir dil kullanmışlardır.

•  Emile Zola, Goncourt Kardeşler, John Steinbeck, Henrik İbsen; Nâbizâde Nazım, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Selahattin Enis önemli temsilcileridir.

PARNASİZM

• Şiirde gerçekçilik olarak adlandırılan parnasizm ve realizmin şiirdeki devamıdır.

• Parnasyenler, şiirin objektif ve bilimsel olmasını savunmuşlardır.

•  Şiirin şekli üzerinde titizlikle durmuşlar; şeklin kusursuz, eksiksiz olmasını ileri sürmüşlerdir.

•  Şiiri bir kuyumcu titizliğiyle işlemişlerdir.

•  Dilin açık, anlaşılır ve yalın olmasına dikkat etmişlerdir.

•  Toplum sorunlarından uzak durmuşlardır.

•  Theophile Gautier, Theedore Banville,  François Coppee; Tevfik Fikret,  Yahya Kemal Beyatlı, Cenap Şehabettin önemli temsilcileridir.

SEMBOLİZM

• Eşyayı değil, eşyanın kişide bıraktığı etkiyi dile getirmek istemişlerdir.

•  Şiire en büyük katkı müzikten gelmelidir, görüşünü savunmuşlardır.

•  Klasik nazım şekilleri yerine serbest müstezat, sone, terza-rima nazım şekillerini kullanmışlardır.

•  Ruhla beden; görülen dünya ile görünmeyen dünya arasında bir denge, bir birlik, bir uyum ve kaynaşma olduğuna inanmışlardır.

•  Varlıkların renkli, ışıklı güzelliklerini akşam renklerini, şafaktaki pembeliği ele almışlardır.

•  Paul Verlaine, Stephane Mallerme, Paul Valery, Arthur Rimbaud; Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim önemli temsilcileridir.

EMPRESYONİZM

• Sanatta dış etkilerin içe yansımasını, içte izler bırakmasını veya bu izlere dayanarak sanat eseri meydana getirilmesini savunmuşlardır.

•  Tabiatı gerçekte olduğu gibi, bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimler ölçüsünde ve niteliğinde anlatmayı amaç edinmişlerdir.

•  Dış dünyaya karşı ilgisiz kalmayıp iç dünyalarını dile getirmişlerdir.

•  Paul Verlaine, Arthur Rimbaud, R. Marie Rilke; Ahmet Haşim, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas önemli temsilcileridir.

DADAİZM

• Dadaistler devamlı şüphe içinde olup hiçbir şeyin doğruluğuna ve varlığına inanmamışlardır.

•  Sanatta dil, şekil, kafiye uyumuna hiç önem vermemişler, şiirin bu uyumlardan uzaklaştıkça değer kazanacağını savunmuşlardır.

• Gülünçlüğü, kabalığı ve bayağılığı ön plana çıkarmışlardır.

•  Tristan Tzara,  Louis Aragon,  Paul Eleuard önemli temsilcileridir.

EKSPRESYONİZM

• İnsanın iç dünyasından doğan duyguları anlatmaya önem veren bir akımdır.

•  Sanayi inkılabının anlamsızlaştırdığı hayata karşı ruhun isyanı niteliğindedir.

•  Franz Kafka, T. S. Eliot,  James Joyce,  O’Neil önemli temsilcileridir.

KÜBİZM

• Nesnelerin sadece görünen yanlarını değil, görünmeyen yanlarını da anlatmaya, göstermeye çalıştılar.

• Kübizm, şiirde şekil bakımından her türlü yenilikten yanadır.

•  Dizeler düzenli değildir.

•  Noktalama işaretlerini kullanmışlardır.

•  Guillame, Apolinaire,  Max Jacop önemli temsilcileridir.

SÜRREALİZM

• Aklın kontrolünden kaçan şuur akışını, tesadüfe bağlı ruh durumlarını, düzensiz hayalleri, rüyaları sanata aktarmayı amaçlayan bir edebiyat akımıdır.

•  Bilinçaltı, sanatın gerçek kaynağıdır.

•  Sürrealistler, noktalama işaretlerini kullanmışlardır.

•  Andre Breton, Paul Eluard, Louis Aragon; Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat, İlhan Berk Cemal Süreya önemli temsilcileridir.

FÜTÜRİZM

•  Geçmişi ve alışkanlıkları terk ederek bugünün ve yarının dinamik, hareketli hayatını yeni bir üslupla anlatmayı amaçlamışlardır.

•  Şiirde ölçü ve kafiye kullanmamışlardır.

•  Basit cümleler, sade kelimeler kullanmışlardır.

•  Dil bilgisi kurallarını dışlamışlardır.

•  F. T. Marinetti, Mayakovski, Nazım Hikmet önemli temsilcileridir.

EGZİSTANSİYALİZM

• Varlığı düşünceden çıkarmak zıtlığa düşmektir çünkü düşünce varoluştan sonra gelir. Yani insanın önce var olduğunu daha sonra kendisini tanımlayıp, özünü oluşturduğunu dile getirmişlerdir.

• İnsanın kendi varlığını sorgulanmasını amaçlar, “Ben kimim?” sorusuna cevap arar.

•  Bu akıma göre sanatçılar çağından sorumludur, toplumsal sorunlar karşısında duyarlı olmalıdırlar.

•  Jean Paul Sartre, Albert Camus, Andre Gide, Yusuf Atılgan, Nezihe Meriç,  Bilge Karasu önemli temsilcileridir.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Mobil Uygulamamızı İNDİRİN!

Açık Lise Yazı ve Haberler

Doğru soru sormak, doğru cevaplara ulaşmanın ilk koşuludur. Yorum yazın, soru sorun, cevaplayalım.


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 19 Aralık 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın