Dil Bilgisi: Edatlar, Bağlaçlar, Ünlem

Dil Bilgisi: Edatlar, Bağlaçlar, Ünlem



Edat (İlgeç), Yalnız başlarına anlamları olmayan, ad ve ad soylu kelime ve kelime gruplarından sonra gelerek anlam bakımından bunlarla sıkı sıkıya bağlı bulunan, eklendikleri kelimeler ile cümlenin öteki kelimeleri arasında çeşitli anlam ilişkileri kuran kelimelere edat denir.

Örnek: için, ile, gibi, kadar, göre, doğru, başka, dolayı, beri, ötürü, öte, yana, itibaren, nazaran vb.

Edatların Özellikleri

1. Edatlar eklendikleri ad, sıfat, zamir gibi ad soylu kelime veya kelime grupları ile bir söz öbeği oluşturur; bu cümlede adlardan önce gelirse sıfat, sıfat ve fiillerden önce gelirse zarf görevi yapar.

Örnek: “Gül gibi geçiniyoruz.” cümlesinde “gibi” edatı bir isimle (gül) birleşerek söz öbeği oluşturmuş ve zarf görevinde kullanılmıştır.

El kadar bebeğe bakıyordum.” cümlesinde “kadar” edatı bir isimle (el) birleşerek söz öbeği oluşturmuş ve sıfat görevinde kullanılmıştır.

2. Eklendikleri kelime ve kelime grupları ile kendileri arasına başka bir kelime girmez. Örnek: başarmak için, gelmek üzere, bacak kadar

3. Tek başlarına iken isim, sıfat, zarf, bağlaç olarak kullanılabilir. Bu durumda edat olmaktan çıkar. Bu kelimelerin türünü belirlemek için cümlede kazandıkları anlamlara bakmak gerekir.

Örnek: Bize doğru geliyordu. (edat)

Doğru söylüyorsun değil mi? (zarf)

Doğru cevapları işaretledim. (sıfat)

Doğruyu dokuz köyden kovmuşlar. (isim)

4. Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik, daralma veya bozulma olur.

Örnek: “Akşamdan beri ders çalışıyorum.” cümlesinde “beri” kelimesini çıkarıp cümle “Akşamdan ders çalışıyorum.” şeklinde okunduğunda cümlenin anlamının bozulduğu görülmektedir. Bu yüzden ‘‘beri’’ edattır.

5. Bazı edatlar sadece hâl ekleri ile birlikte kullanılır.

Örnek: -e kadar, -e karşı, -e göre, -den beri, -den itibaren…

Edatların Cümle İçinde Kurdukları Anlam İlişkileri



Bunlar: benzerlik, beraberlik, araç, başkalık, miktar, sebep, zaman, mekân, yön gösterme vb. ilişkilerdir.

Örnekler: Cennet gibi güzel vatanım var. (Benzerlik ilgisi kurmuştur.)

Sinemaya Ayşe’yle gittim. (Beraberlik ilgisi kurmuştur.)

İstanbul’a uçakla gitti. (Araç ilgisi kurmuştur.)

Bu işi senden başka yapacak hiç kimseyi tanımıyorum. (Başkalık ilgisi kurmuştur.)

Testiyi ağzına kadar doldurdum. ( Miktar ilgisi kurmuştur.)

Çalışmadığı için sınıfını geçemedi. (Sebep ilgisi kurmuştur.)

Almanya’dan bir ay için gelmişler. (Zaman ilgisi kurmuştur.)

Ankara’dan beri hiç durmadık. (Mekân ilgisi kurmuştur.)

Bize doğru geliyor. (Yön ilgisi kurmuştur.)

Bağlaç

Kelimeleri, kelime gruplarını, cümleleri ve kimi zaman da paragrafları şekil ve anlam bakımından birbirine bağlarlar. Yüklendikleri işlevler ile bağlandıkları sözler arasında türlü anlam ilişkileri kuran kelime ve söz öbeklerine denir. En sık kullanılan bağlaçlar şunlardır: ama, fakat, lâkin, ancak,  yalnız, oysa, oysaki, hâlbuki, ve, ile, ki, de, çünkü, veya, ya da, ne…ne (de), ya…ya (da), gerek…gerek(se), ha…ha, ister… ister(se), kâh…kâh, de…de, hatta, hem,  hem de, yine…

Bağlaçların Özellikleri

  1. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlam taşımaz.
  2. Bağlaçların görevleri kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri birbirine bağlamaktadır. Ancak bağladıkları ögelerin anlam ve anlatım güçlerini genişletip zenginleştirir.

Edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurar.

  1. Cümleler arasında konu ve anlatım bütünlüğü sağlar.
  2. Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz ama daralabilir.

Örnek: “Eve gittim fakat onu bulamadım.” cümlesi  “Eve gittim,  onu bulamadım.” şeklinde de yazılabilir. Anlam bozulmaz ama daralır.

  1. Bağlaçlar önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bir tek “ile” bağlacı bitişik yazılabilir.

Bağlaç Türleri



  1. Sıralama Bağlaçları: Bunlar art arda gelen eş değer veya eş görevde kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri birbirine bağlayan bağlaçlardır. Başlıcaları: ile, ilâ, dahi, ve, da… da, gerek… gerek(se), he m… hem, ister… ister, ne… ne, olsun… olsun gibi bağlaçlardır.

Örnek: Hayal ile gerçeği birbirine karıştırıyordu. (Art arda gelen eş görevde (nesneleri) kelimeleri bağlamıştır.)

Bize geldi ve hiç kalmadan gitti. (Cümleleri birbirine bağlamıştır.)

[Bu bağlaçlarla cümleler başlamaz.]

  1. Karşılaştırma bağlaçları: Cümlenin iki ögesini karşılaştırma işlevliyle birbirine bağlayan bağlaçlardır. Başlıcaları: ya, ya… ya, ya da, yahut, veya, veyahut da’dır.

Örnek: Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.

  1. Pekiştirme bağlaçları: Cümlede birbiriyle ilişkili iki ögeden birini ötekine anlamca güçlendirerek bağlayanlardır: da, dahi, bile, mı /mü, ise, -sa, ya gibi.

Bu bağlaçların hepsi de bağladıkları ögeden sonra gelirler.

Örnek: Gerçekten de doğru söylüyordum.

  1. Nöbetleşme bağlaçları: Cümledeki iki öge arasında, çeşitli yönlerden seçenekli bir bağlama işlevi yüklenmişlerdir. Başlıcaları: bazen… bazen, bazı… bazı, bir… bir, biri… öbürü, kâh… kâh, kimi… kimi gibi tekrarlı bağlaçlardır.

Örnek: “Ne yapacağını şaşırmış; kâh gülüyor kâh ağlıyordu.”

  1. Cümle bağlayıcısı niteliğindeki bağlaçlar: Cümleleri birbirine bağlar. Başlıcaları şunlardır: çünkü, açıkçası, aksi hâlde, ama, ancak, anlaşılan, anladığım kadarıyla, aslında…

Yapı Bakımından Bağlaçlar



  1. Basit bağlaçlar: Yapım eki almamış (kök hâlindeki) bağlaçlardır.

Örnek: ve, ile, ki, ama, de, hele, fakat, eğer…

  1. Türemiş bağlaçlar: Yapım eki almış bağlaçlardır.

Örnek: kısa-ca-sı, ayrı-ca, ister-se, yal(ı)n-ız, üste-lik…

  1. Birleşik bağlaçlar: Birden fazla kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar.

Örnek: oysa (o ise), veyahut( ve yahut); yoksa (yok + ise), hâlbuki (hal + bu + ki)…

  1. Öbekleşmiş bağlaçlar: Birden fazla kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. ya da, ne var ki, hem de…

Örnek: demek ki, ya da, ne var ki, hem de, şu sebepledir, mademki

Ünlem

Söz içinde konuşanın acıma, beğenme, korku, çaresizlik, şaşkınlık, üzüntü, dua, hayret, kıskançlık, özlem gibi çok çeşitli duygu ve heyecanlarını etkili ve kısa bir biçimde anlatmaya; karşısındakilere seslenmeye, onları onaylamaya, redde veya tabiattaki sesleri taklit yolu ile kelimeler türetmeye yarayan kelimelere ünlem denir: aa, aferin, anam, aşk olsun, ay, ayol, arkadaş, be, bre, ey, eyvah, hâh, haydi, hayır, hey, hişt…

[Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir.]

Ünlemlerin Özellikleri



A. Anlamsız kelimelerdir ancak kullanıldıkları yere ve duruma göre anlam kazanır.

Örnek: Aa! Zavallı Nigâr Hanım! Ne kadar da bozulmuş! Bitmiş! (acıma)

B. Cümlenin herhangi bir yerinde -başında, sonunda, ortasında – bulunabilir.

Örnek: Uçuyoruz hey, uçuyoruz yaşasın!.. (sevinç)

C. Ünlemler, adlar gibi ad durum ekleriyle çekimlenebilir. Bu durumda ünlem değil isim olur.

Örnek: Ahı gitmiş vahı kalmış.

Ç. Ünlemler isimden fiil yapım eki alarak fiil olabilir.

Örnek: Her şeye pöflüyordu.

Ünlemler ortaya çıkış ve kullanılış özellikleriyle üç öbekte toplanabilir:

1.Asıl ünlemler: Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.

a. Seslenme ünlemleri: hey, ey, bre, behey…

b. Duygu ünlemleri: Bu ünlemler içinde bulundukları cümlelere sevgi, şaşırma, korku, tiksinme, üzüntü, özlem, bıkkınlık, acıma, dua gibi anlamlar katabilir.

2.Ünlem değeri kazanmış kelime ve sözler: Tek başına anlamı olan kelime ya da kelime gruplarının bir duyguyu iletmek için kullanılmasıdır.

Örnek: Allah iyiliğini versin!

3.Yansımalar: Doğada bulunan canlı veya cansız varlıkların çıkardığı seslerden esinlenerek ve o sesleri taklit ederek ortaya çıkan kelimelere denir.

Örnek: Gece yarısı güm! diye bir ses işittik.

[Bir ünlem çoğu kez bir cümle yerini tutabilir, söyleyişe göre bir cümle ünlem değeri kazanabilir. Örnek: İlk hedefiniz Akdeniz’dir!]

Sonraki Konu İçin Tıkla: Türk Dili ve Edebiyatı 1 Konu Özetleri

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Mobil Uygulamamızı İNDİRİN!

Açık Lise Yazı ve Haberler

Doğru soru sormak, doğru cevaplara ulaşmanın ilk koşuludur. Yorum yazın, soru sorun, cevaplayalım.


Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 21 Eylül 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın