Şiir Türünün Genel Özellikleri ve Temel Kavramları-1

Şiir Türünün Genel Özellikleri ve Temel Kavramları



Dizeler hâlinde, nazımla (uyaklı ve ölçülü) yazılmış eserlere manzume denir. Manzumelerin sanat değeri taşıyanlarına ise şiir denir.  Şiir, muhatabında yoğun duygu ve heyecan uyandırır. Ahenkli bir söyleyişe sahiptir. Yan anlam bakımından zengin edebî metinlerdir.

Şair

Yaşadığı dünyayı, olayları ve insanları herkesten farklı algılayan, kuvvetle duyan, duyduklarını duyuran ve güzellik yaratan insandır. Şairler ile şiirleri arasında kuvvetli bir bağ bulunur. Bu yüzden şiirleri; şairlerin hayatlarından, duygularından ayırmak neredeyse imkânsızdır.

Mahlas

Şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma adlara denir. Divan ve halk edebiyatında mahlas kullanma, geleneğe bağlı bir kaidedir(kuraldır). Mahlaslar son beyitte veya son dörtlükte söylenir. Mahlasın, halk edebiyatındaki adı “tapşırma”dır. Tapşırma; “kendini tanıtma, arz etme” anlamına gelir.

Söyleyici

Şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi/varlıktır. Bu kişi/varlık, şair tarafından kurgulanmıştır.

Tema/Konu

Tema; şiirdeki ana duygudur. Eğer metni bölümlere ayırıp okursak her bir bölümdeki ortak konu bize temayı verir. Konu ise temanın kişi, yer ve zaman bakımından sınırlandırılmış, somutlaştırılmış hâlidir. Aşk tema, Leyla ile Mecnun’un aşkı ise bir şiirin konusu olabilir.

Edebî gerçeklik

Şairler, üzerinde yaşadığı dünyada yaşanan ve hayal edilen bir gerçekliği yorumlayarak değiştirir, dil ile yeniden anlamlandırır ve şiirdeki edebî gerçekliği kurgular. Örneğin “Sessiz Gemi” şiirinden alınan aşağıdaki beyitte Yahya Kemal, ölüm gerçekliğini bir geminin limandan ayrılışına benzeterek şiirinde şöyle ifade eder:

Artık demir almak günü gelmişse zamandan, 

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Şiirde yapı



Birimlerin bir tema etrafında belli bir düzene göre bir araya gelmesiyle oluşan bütünlüğe denir. Şiirin yapı unsurları şunlardır:

a)Nazım birimi:

Şiiri oluşturan dize ya da dize kümelerine denir. Nazım birimi olarak modern şiirde dize, divan edebiyatında beyit/bent ve halk edebiyatında dörtlük kullanılır.

Dize (Mısra): Manzum edebî metinlerin her bir satırına denir.

Beyit: İki dizeden oluşan, kendi içinde bağımsız bir yapısı ve anlam bütünlüğü bulunan birimdir.

Bent: Şiirde üç ya da daha çok dizeden oluşan birime denir.

Dörtlük (Kıta): Dört dizeden oluşan nazım birimine dörtlük veya kıta denir.

b)Nazım biçimi

Manzumelerin uyak(kafiye) örgüsüne, nazım birimine, ölçüsüne göre aldığı biçimdir(şekildir). Örneğin mâni, türkü, koşma; gazel, kaside, rubai; serbest müstezat, sone Türk edebiyatında kullanılan bazı nazım biçimleridir.

c)Nazım türü

Nazım şeklinin konusuna göre çeşididir. Örneğin; koşma nazım biçiminin konusuna göre türleri güzelleme, taşlama, koçaklama ve ağıttır.

Bir şiirin yapısı dönemin sanat zevkine ve anlayışına göre ortaya çıkar. Örneğin İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı’nda beyitle yazılan şiir yoktu, sözlü gelenek içerisinde koşuk ve sagularla söylenirdi. Çünkü beyit nazım birimi İslâmiyet’in kabulünden sonra Türk edebiyatına girmiştir. Buna karşın İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı’nda şiirler, sözlü gelenek içerisinde dörtlüklerle oluşan koşuk ve sagularla söylenirdi.

1. Değer Yönünden Uyaklar



Yarım Uyak

Dize sonlarındaki tek ses benzerliğine denir.

Tam Uyak

Dize sonlarındaki çift ses benzerliğine denir.

Zengin Uyak

Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine denir.

Cinaslı Uyak

Dize sonlarında sesleri aynı, anlamları farklı kelimelerle oluşturulur.

Tunç Uyak

Uyaklı kelimelerden biri diğerinin içinde aynen yer alırsa buna tunç uyak denir.

Gene bülbül bilir gülün hâlinden

Yeter deli oldum yârin elinden

Âşık aşıp gelir yaya belinden

Yardan bize gel olduğu zamandır

Bu dizelerde “l” sesi yarım uyaktır. “inden” sesleri ise rediftir.
Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik;

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!

Bu dizelerde “en” sesleri tam uyaktır. “dik” sesleri ise rediftir.
El gibi dolaşma Anadolu’nda,

Arkadaş, yurdunu içinden tanı.

Dinle bir yosmayı pınar yolunda,

Dinle bir yaylada garip çobanı

1 ve 3. dizelerde “olu” ve 2 ve 4. dizelerde “anı” sesleri kendi arasında zengin uyaktır, “nda” ise redif olarak kullanılmıştır.
Bülbül eder güle naz

Girdim bir dost bağına

Ağlayan çok gülen az

1 ve 3. dizelerde “gülen az” cinaslı uyaklıdır.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım

Bu dizelerin ilkinde “aşarım” kelimesi, ikinci dizedeki “taşarım” kelimesinin içinde yer almıştır. Bu yüzden “aşarım”  kelimesi tunç uyaklıdır.

2. Dizelerin Dizilişlerine Göre Uyaklar

Uyaklı dizelerin sıralanışına göre oluşan biçime uyak örgüsü denir.

Düz uyak örgüsüÇapraz uyak örgüsüSarmal uyak örgüsüMâni tipi uyak örgüsüMesnevi tarzı uyak örgüsü
-a -a -a -b-a -b -a -b-a -b -b -a-a -a -a -b-a -a -b -b

Şiir türündeki metinler, lirik (coşku ve heyecana bağlı)  anlatımla oluşturulur. Buna bağlı olarak şiirin kendine özgü yapısı, dili anlatımı ve anlamı ortaya çıkar. Şiir türündeki metinler, lirik (coşku ve heyecana bağlı)  anlatımla oluşturulur. Şiir dili, konuşma dilinden hareketle oluşturulan ondan farklı özel bir dildir.

Şair, duygu ve düşüncelerini en güzel bir biçimde ifade edebilmek için dilin bütün imkânlarını sonuna kadar kullanır. Günlük dilden farklı olarak sanatsal işlevle birlikte edebî sanat, mazmun ve imge kullanılır.

Sonraki Konu İçin Tıkla: Türk Dili ve Edebiyatı 1 Konu Özetleri

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Mobil Uygulamamızı İNDİRİN!

Açık Lise Yazı ve Haberler

Doğru soru sormak, doğru cevaplara ulaşmanın ilk koşuludur. Yorum yazın, soru sorun, cevaplayalım.


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 21 Eylül 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın